25 Ocak 2015 Pazar

MUM GÜVESİ

MUM GÜVESİ


Kabarmış peteklerin saklanması konusuna baya bir takıntılı olmuştum internet te bir araştırma ve yapılmış olan bir araştırmaya rastladım onuda burada yayınlayayım...


ARICILIKTA BÜYÜK MUM GÜVESİ (Galleria mellonella L. )
İLE MÜCADELE YÖNTEMLERİ

Ali KORKMAZ                   Cahit ÖZTÜRK

Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Erdemli/Mersin


1. Giriş
Arıcılık sektöründe büyük mum güvesi (Galleria mellonella L.) gerek kovan içerisinde bulunan gerekse kovan dışında depolanan işlenmiş peteklere zarar vererek önemli miktarda ekonomik kayıplara yol açmaktadır. Bal arısının yetiştirildiği her yerde bulunan büyük mum güvesine karşı, pek çok kimyasal maddenin yanı sıra çeşitli fiziksel ve biyolojik uygulamalar da yapılmaktadır. Ülkemizde ise bu konuda etkin bir mücadele yöntemi kullanılmamakta, kulaktan dolma bilgi ve yöntemlerle soruna çözümler aranmaya çalışılmaktadır. ABD’de bu zararlının yılda 5 milyon dolar ekonomik kayıp verdiği dikkate alındığında ülkemizde de büyük mum güvesine karşı mücadelenin etkin bir şekilde yürütülmesi gerektiğinin de önemi ortaya çıkmaktadır. Çünkü ülkemiz koşullarında yapılan arıcılık uygulamalarının ilkel düzeyde olması nedeniyle zararlıdan korunma yolları da bu duruma orantılı bir şekilde yapılmaktadır.
Büyük mum güvesi ile mücadele yöntemlerinin bir kısmının teknik alt yapı yetersizliği, bir kısmının uygulama zorluğunun bulunması nedeniyle arıcılarımız daha pratik ve kolay, fakat insan sağlığı açısından risk taşıyan uygulamalara yönelmektedirler. Bu nedenden dolayı arıcılığı ileri gitmiş olan ülkelerdeki uygulamaların dikkate alınması ve uygulamada bunlardan yararlanılması kaçınılmaz olmaktadır. Özellikle dışsatıma sunulan balların ülkemizde geri dönmesi ile ortaya çıkan baldaki kalıntı sorununun önemli bir kısmı depolanan peteklerde kullanılan çeşitli maddelerden kaynaklanmaktadır. Bu sorunun aşılması ve tüketicilerin daha sağlıklı bal tüketmelerine olanak tanımak, ekonomik kayıpları en aza indirmek için sağlıklı ve çağdaş mücadele yöntemlerinin ülkemiz arıcıları tarafından kullanılmasının sağlanması gerekmektedir. Sorunun çözümüne bir adım olması amacıyla büyük mum güvesine karşı kullanılan mücadele yöntemlerini tanıtma amacıyla bu makale kaleme alınmıştır.
2. Büyük Mum Güvesinin Biyolojisi
Büyük mum güvesi Insecta sınıfına, Lepidoptera takımına, Pyralidae familyasına ait bir böcektir. Dünya üzerindeki coğrafik dağılımı bal arısına uygun bir yapı göstermekte, ancak dağılımı uzun süreli soğuklara bağlı olan iklim yapıları tarafından sınırlanmaktadır. Bu nedenden denizden yüksek olan yerlerde zararı çok az veya hiç olmamaktadır.
Ergin büyük mum güvesinin ağız parçaları dumura uğradığından ve ergin dönemde beslenmediklerinden dolayı herhangi bir zarar yapmamaktadırlar. Sadece larvaları beslenmekte ve peteklere zarar vermektedirler. Ancak ergin büyük mum güvesi ve larvası çeşitli arı hastalıklarını taşımakta olup dışkısı yüksek miktarda Paenibacillus larvae içermektedir (Charriere ve Imdorf, 1999).
Büyük mum güvesi birbiri ardı sıra gelen, yumurta, larva, pupa ve ergin olmak üzere 4 evrede yaşam döngüsünü tamamlamaktadır. Bu yaşam döngüsü sadece sıcaklık çok düşük olduğu veya besin yetersizliği olduğu durumda yarıda kesilmektedir.  Bu nedenden dolayı mum güvesinin yaşam döngüsü sıcaklık ve besine bağlı olarak 6 haftadan 6 aya kadar değişebilmektedir.
Normal olarak dişiler yumurtalarını bal arılarının ulaşamayacağı ve bozamayacağı yarık ve deliklere yumurtlarlar. Yumurtalar pembemsi krem veya beyazımtrak renkte olup buyu eninden biraz uzun ve yaklaşık 0.5 mm'den biraz küçüktür.  Normal koşullarda (24-260C) bu yumurtalardan 5-8 gün içerisinde larvalar çıkar. Çıkış süresi 10-150C’de 34 güne kadar uzar. 46.10C ’de 70 dakikada, 00C’de ise 270 dakikada yumurtaların %100’ü ölür. Yeni çıkan larva ipeksi yapıdan oluşan bir tünel içerisinde peteğin taban kısmına doğru ilerlemeye başlar. Sıcaklık ve besin varlığına bağlı olarak 1-5 ay arasında beslenir ve büyür. Bu dönem sonunda larvanın boyu yaklaşık 1 mm’den 22 mm’ye kadar büyür. Uygun koşullar oluştuğu durumlarda ilk 10 gün içerisinde larvanın ağırlığı her gün iki katı artar. Larvalar özellikle polen yanında arı larvası gömlekleri ve dışkı ile beslenir. Bu arada balmumu da yerler. Ancak sadece balmumu ile beslenen larvalar gelişmelerini tamamlayamazlar. Koyu ve eski petekler pek çok arı larva kalıntısı içerdiğinden dolayı büyük mum güvesi zararı açısından oldukça risklidirler. Larvanın gelişmesi için en uygun sıcaklık 30-350C olup, 4-50C arasında beslenme ve gelişme olmaz larva uyuşuk uyku halinde kalır.
Larval evrenin sonunda larvanın ördüğü yapı çok dayanıklı bir yapı halini alır. Gömlek içinde larva pupaya, daha sonra da ergin güveye doğru değişime başlar. Bu değişim süreci 1-9 haftada sona erer.
Ergin güvenin büyüklüğü ve rengi çok değişken bir yapıda olup bu durum larval evredeki besinin yapısı ve çeşitli gelişim devrelerindeki süreye bağlı olarak değişmektedir. Dişi güveler erkek güvelerden daha geniş yapılıdırlar. Mum güveleri genellikle geceleri uçarlar. Gündüz saatlerinde karanlık yerlerde dinlenirler. Dişi güveler gömlekten çıkıştan 4-10 gün içerisinde yumurtlamaya başlarlar. Dişiler akşam karanlığında yumurtlamak amacıyla arı kovanlarına girmeye çalışırlar. Koloni kuvvetli ise büyük mum güveleri bal arıları tarafından uzaklaştırılır. Bu durumda yumurtalarını dışarıda bulunan odun çatlakları arasına bırakırlar.

3. Büyük Mum Güvesine Karşı Mücadele Yöntemleri
Peteklere büyük oranda zarar veren büyük mum güvesine karşı çeşitli ülkelerde farklı yöntemler denenmekle birlikte ülkemizde yaygın olarak naftalin kullanılmaktadır. Ayrıca pek çok ülkede biyolojik ve fiziksel yöntemlerin yanında; etilendibromit, kükürtdioksit (SO2), etilenoksit (C2H4O), karbondioksit (CO2), alüminyumfosfür, kalsiyumfosfit, kalsiyumsiyanit, metilbromid gibi fümigant ilaçların kullanımı da önerilmektedir. Çok pahalı bir işlem olmakla birlikte gama ışını uygulaması sonucunda da mum güvesinin tüm evrelerini öldürecek düzeyde etkili mücadele yapılabilmektedir.

3.1. Biyolojik Yöntemler

3.1.1. Bacillus thuringiensis Kullanımı
Büyük mum güvesine karşı uygulanan biyolojik yöntemlerin başında biyolojik bir insektisit olan Bacillus thuringiensis gelmektedir. Bu bakteri 1911 yılında keşfedilmiş ve bitki korumada birkaç yıl başarılı bir şekilde kullanılmıştır. Büyük mum güvesine karşı etkili olan bu bakteri, seleksiyon sonucu elde edilmiştir. Bacillus thuringiensis bir toksin içermekte olup büyük mum güvesi larvası bakteri sporunu aldığında toksin serbest hale geçerek larvanın sindirim sisteminin duvarlarını bozmakta ve larva ölmektedir. Ergin mum güveleri beslenmediği için bu bakteri etkili olmamaktadır. Ayrıca bu bakteri omurgalılara ve bal arılarına herhangi bir zararlı etkide bulunmadığı gibi bal ve balmumunda kalıntı bırakmamaktadır (Charriere ve Imdorf, 1999). Verma (1995) tarafından yapılan bir çalışmada bu bakterinin uygulanması sonucunda var olan güvelerin %98.7 düzeyinde öldüğü saptanmıştır. Bacillus thuringiensis’in 360 hattından büyük mum güvesine en etkili olanının Serotype V hattı olduğu tespit edilmiştir.
Tüketiciye B401 adı altında sunulan bu preparat sprey şeklinde uygulanmakta olup 1 kısım B401 ile 19 kısım suyun karışımı sonucunda kullanıma hazır hale gelmektedir. Hazırlanan 200 ml karışım 10 adet peteğin her bir yüzeyinin üzerine sprey şeklinde püskürtülerek kullanılır. Uygulama depolama koşullarında yapılmaktadır.

3.1.2. Diğer Biyolojik Uygulamalar
Büyük mum güvesinin paraziti olan Dibrachys cavus kullanılarak yapılan bir çalışmada, mum güvesinin pupaları üzerinde yumurta bırakan bu parazitoitin çok etkili olduğu saptanmıştır (Gounari ve Thrasyvoulou, 1995). Ancak bu parazitoitin yaygın bir şekilde kullanımı şu anda mümkün olmamakla birlikte organik tarımın gelişmesi ile birlikte kullanımı yaygınlaşabilecektir.
Büyük mum güvesine karşı kullanılan kimyasallara alternatif olarak doğayla dost olan yeni araştırma çalışmaları yürütülmekte olup bunların başında dişi güveleri çok uzaklardan dahi kendine çeken feromon tuzakları ile kendi yumurtalarını  büyük mum güvesi yumurtalarının içerisine yumurtlayan Trichogramma yaban arıları gelmektedir. Bunlardan Ventunia canescens (Gravenhorst)ile ilgili çalışmalar hızla ilerlemekle birlikte henüz ticari anlamda yaygın kullanımı gerçekleştirilmemiştir (Clay, 2001).

3.2. Fiziksel Yöntemler
Büyük mum güvesinin depolanmış petekler üzerinde ki gelişmesi sıcaklığa bağlı olduğundan bu zararlının kontrolünde sıcaklık ve soğuktan da yararlanılmaktadır. Fiziksel yöntemlerin başında bal mumu petekleri 150C’nin altında korumak gelmektedir. Ancak –150C 2 saat veya –120C  3 saat veya –70C 4.5 saat tutmak mum güvelerine karşı etkili olmaktadır.
Isı uygulaması yapıldığı takdirde hava sirkülasyonu iyi olan koşullarda 460C 80 dakika veya 490C 40 dakika uygulama yapmak yeterlidir. Ancak bu durumda peteklerin erimemesine dikkat edilmelidir (Chariere ve Imdorf, 1999).
Peteklerin depolanma sırasında büyük mum güvesinden gördüğü zarardan korunmada en güvenilir yöntem ise peteklerin eritilerek balmumu kalıpları şekline getirilmesi ve soğuk ortamda saklanması olduğu unutulmamalıdır (Krell, 1996).

3.3. Kimyasal Yöntemler
Büyük mum güvesi ile mücadelede en çok kullanılan yöntemlerin başında kimyasal uygulamalar gelmektedir. Güveye karşı etki düzeyleri farklı olmakla birlikte bazı kimyasalların bal ve balmumunda kalıntı bırakmaları nedeniyle kullanımlarında sakıncalar oluşmaktadır.

3.3.1. Kükürt Kullanımı
Bu yöntemde kükürt çubuklarının yakılması suretiyle elde edilen SO2 gazı kullanılmaktadır. Bu yöntem hala en etkili yöntemlerdendir. SO2 oldukça yüksek uçucu özellikle olup yağda erimediği için arılara, bal ve balmumuna önemsiz etkide bulunmaktadır. Yumurtalara etkisiz olduğu için kolonilerden alınan petekler 1-2 hafta bekletildikten sonra uygulama yapılmalıdır. Uygulamalardan sağlıklı sonuç alınabilmesi için birinci uygulamadan 2 hafta sonra ikinci bir uygulama yapılmalıdır (Charriere ve Imdorf, (1999). 1m3 hacim için, 50 g toz kükürt yakılarak mum güvesi ile bulaşık 60 adet peteğin fümige edilebileceği belirtilmektedir (Tutkun ve İnci, 1992).
Şekerden ve ark (2000), arısız kovanda 10, 7.5, 5 ve 2.5 g/0.1m3 aktif toz kükürt dozları yakarak G. mellonella’nın larva ve pupaları üzerinde SO2 gazının etkisini araştırdıkları çalışmada etki oranlarını sırasıyla %100, %56, %38 ve %0 olarak bulmuşlardır. %100 etki alınan 1. gruptaki ballarda SO2 kalıntısı 3.2 mg/kg, balmumunda 101.7 mg/kg olmuş ve baldaki kalıntının Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliğine göre eser miktarda olduğunu saptamışlardır.

3.3.2. Asetik Asit Kullanımı
Asetik asit anında buharlaşan ve mum güvesinin yumurta ve güvelerini anında öldüren bir maddedir. Ancak gömlek içerisinde bulunan larva çok dayanıklı olduğundan uzun süreli buhar oluşturacak şekilde uygulama yapılmalıdır. Bunun için petekler koloniden çıkarıldıktan hemen sonra yumurtalar larvaya dönüşmeden önce uygulama yapılmalıdır. Asetik asit havadan ağır olduğu için uygulaması yukarıdan yapılmalıdır. Uygulama esnasında nefes alınmamasına dikkat edilmelidir.  Her 100 litre hacme %60-80’lik 200 ml formik asit kullanılmalıdır. Uygulama 2 hafta aralıkla 1-2 kere tekrarlanmalıdır. Metal aksama zarar verdiği gerçeği de uygulama esnasında dikkate alınmalıdır (Chariere ve Imdorf, 1999).

3.3.3. Formik Asit Kullanımı
Avrupa’da profesyonel arıcıların başarılı bir şekilde kullandıkları yöntemdir. Asetik asit gibi etkide bulunmaktadır. Herhangi bir kalıntı problemi olmadığı için rahatlıkla kullanılabilir. Güvenin tüm evrelerinde öldürücü etkisi bulunmaktadır. Uygulama yukarıdan yapılmalı ve uygulama esnasında nefes alınmamalıdır. Her 100 litre hacme %85’lik 80 ml formik asit uygulaması yapılmalıdır. 2 hafta aralıklarla 1-2 uygulama yapılmalıdır (Chariere ve Imdorf, 1999).

3.3.4. Etilen Dibromid Kullanımı
Ağır berrak, saf bir sıvıdır. Patlamaz, yanmaz ve kolay saklanır. Havaya maruz bırakılınca ağır renksiz bir gaz meydana getirir. Hafif bir kokusu vardır. Gaz haline oldukça yavaş geçer ve yayılır. Yumurtalar dahil tüm gelişme dönemindeki büyük mum güvelerini öldürmektedir. Varsa özel bir kapalı alan, yoksa açık havada bir sundurma altında veya çalışma yerlerinin dışında, insanlardan uzak iyi havalandırılan odalarda da uygulama yapılabilir. Fazla peteklerin bulunduğu ballıklar üst üste istif edilir. İstifin dibinden veya kenarlarından  gaz sızmamasına özen gösterilmelidir. Bir istife 8 tam veya 16 yarım ballıktan fazla yerleştirilmemelidir.
En üst ballığın çıtalarının üzerine kurutma kağıdı, bez veya çuval gibi emici maddeler yerleştirilir. Bir yemek kaşığı EDB, emici malzeme üzerine düzgünce dökülerek emdirilir. Kovan kapağı hemen kapatılır. Eğer sıcaklık 150C‘nin altında veya ballıklar sıkıca istif edilmemiş ise her 8'lik istife 2 yemek kaşığı EDB kullanılır.
EDB ile fumigasyon işlemine en az 24 saat devam edilmelidir. Çünkü gaz yavaş etki etmekte ve özellikle 150C‘nin altındaki sıcaklıklarda etkisi çok yavaş olmaktadır.

3.3.5. Tuz Kullanımı
Büyük mum güvesine karşı mücadelede tuz kullanımı, üst üste konulan ve boş peteklerle doldurulan ballıklar arasına konulan gazete kağıdı üzerine 50 g tuz yayılarak, daha sonra peteklerin yan yüzlerinin her bir tarafına  10 g tuz gelecek şekilde elle serpme yapılarak uygulanmaktadır. Bu konuda Kumova ve Korkmaz (2002) tarafından Akdeniz koşullarında yürütülen çalışmada balmumu peteklerinin Galleria mellonella’ya karşı korunmasında kullanımı basit ve elde edilmesi kolay olan sofra tuzu ve naftalin uygulamalarının etkileri araştırılmıştır. Sonuçta peteklerin güveye karşı korunmasında tuz uygulamasının, kontrol grubu ile karşılaştırıldığında büyük mum güvesine karşı etkili olduğu saptanmıştır. Peteklerin korunmasında tuz kullanımının kolaylığı, giderinin düşük olması ve petek üzerinde herhangi bir zararlı kalıntı bırakmaması açısından arı yetiştiricileri tarafından güvenlikle uygulanabilecek savaşım yöntemi olarak öne çıkmaktadır.

3.3.6. Karbondioksit Kullanımı
Balmumu peteklere  %50 oransal nemde, 4 saat  %98'lik CO2 uygulaması, büyük mum güvesinin tüm yaşam evrelerinin öldürülmesinde etkili olmaktadır. (Morse ve Nowogrodzki, 1990).

3.3.7. Naftalin Kullanımı
Naftalin çeşitli ülkelerde mum güvesine karşı yaygın olarak kullanılmasına rağmen peteklerde fumigant olarak kullanıldığında bal ve balmumu tarafından emilerek tutulabilmekte, kalıntı etkisinden dolayı da kullanımı önerilmemektedir.
Naftalin yüksek düzeyde uçucu olup balmumu ve yağda kolaylıkla çözülebilir özellikte bir maddedir. Balmumu bu maddeyi bünyesine alır ve daha sonra balın içerisine geçirir. Büyük mum güvesi ve varroa mücadelesinde yaygın olarak kullanılan naftalin, insan sağlığı için çok tehlikeli olup kanserojen bir maddedir.  Naftalinli petekler 1-2 gün havalandırıldıktan sonra kolonilere verildiğinde arılar için her hangi bir tehlike bulunmamakla birlikte balmumunda varlığını devam ettirmekte olduğundan dolayı balda kalıntı yapabilmektedir. Petekler eritildiği durumda dahi kalıntı devam etmektedir. Ülkemizde yürürlüğe giren Bal Kodeksinde, üretilen balmumu ve ballarda naftalin kalıntısı bulunmaması gerektiği özellikle vurgulanmaktadır.

4. Sonuç
Arıcılıkta önemli bir sorun olarak ortaya çıkan ve büyük ekonomik kayıplara yol açan balmumu güvesine karşı etkin bir mücadele geliştirilmesi kaçınılmaz olmaktadır. Özellikle mevsimi bal mumu güvesinin biyolojisi açısından oldukça uygun olan Akdeniz ve Ege bölgelerinde önlemlerin alınması arıcılık için önem arz etmektedir. Ancak kullanılacak yöntemlerin balda ve balmumunda kalıntı bırakmaması ve sağlıklı ürünlerin pazara sunulması açısından belirleyici olduğu da ortadadır. Bu nedenden dolayı arıcıların balda kalıntı bırakan naftalin gibi uygulamalardan kaçınarak ekonomik koşulları ile olanaklarının elverdiği ölçüde doğal ve sağlıklı olan yöntemleri kullanması gerekmektedir. Bu açıdan biyolojik yöntemler başta olmak üzere, kullanımı kolay olan tuz ve formik asit gibi preparatların kullanımına yönelmesi balmumu güvesine karşı yapılan mücadelede başarıyı da beraberinde getirecektir.

Kaynaklar
Charriere, J. D., Imdorf, A., 1999. Protection of Honey Combs from Wax Moth Damage. American Bee Journal. 28:627-630.
Clay, H., 2001. Greater Wax Moth in Canada. Hivelights. 14(4):1-2.
Gounari,S., Thrasyvoulou, A., 1995. Dibrachys cavus (Walker), a Parasite of The Greater Wax Moth (Galleria mellonella L.) and of Honeybees (Apis mellifera L.). The XXXIVth International Apicultural Congress of Apimondia. Lausanne.
Krell, R., 1996. Value-added products from beekeeping. FAO Agricultural Services Bulletin. No 124. Rome.
Kumova, U., Korkmaz, A., 2002. Peteklerin Büyük Mum Güvesi (Galleria mellonella L.)’ne Karşı Korunması Üzerine Bir Araştırma. Teknik Arıcılık Dergisi. 77:19-23
Morse, R. A., Nowogrodzki, R. 1990. Honey Bee Pests, Predators and Diseases. Comstock Publishing Associates a Division of Cornell University Press. Ithaca and London.
Root, A. I., 1972. The ABC and XYZ of Bee Culture. Root Company. Medina. Ohio. USA. 703 pp.
Şekerden, Y. Ç., Tutkun, E., Tutar, A., Yılmaz, B., 2000. Balmumu Güvesi (Galleria mellonella L. ) Mücadelesinde Kullanılan Kükürt Dioksit (SO2)’in Farklı Dozlarının Kimyasal Etkisi Üzerine Araştırmalar. Türkiye Arıcılık Kongresi. Abstract Kitabı.

Verma, S. K., 1995. Studies on The Control of Greater Wax Moth, Galleria mellonella L. in Apis cerana F. Colonies with The Biological Insecticide, Dipel. Indian Bee Journal. 57(3):121-123.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder