5 Haziran 2015 Cuma
25 Ocak 2015 Pazar
MUM GÜVESİ
MUM GÜVESİ
ARICILIKTA BÜYÜK MUM GÜVESİ (Galleria mellonella L. )
İLE MÜCADELE YÖNTEMLERİ
Ali KORKMAZ Cahit ÖZTÜRK
Alata Bahçe
Kültürleri Araştırma Enstitüsü Erdemli/Mersin
1. Giriş
Arıcılık
sektöründe büyük mum güvesi (Galleria
mellonella L.) gerek kovan içerisinde bulunan gerekse kovan dışında
depolanan işlenmiş peteklere zarar vererek önemli miktarda ekonomik kayıplara
yol açmaktadır. Bal arısının yetiştirildiği her yerde bulunan büyük mum
güvesine karşı, pek çok kimyasal maddenin yanı sıra çeşitli fiziksel ve
biyolojik uygulamalar da yapılmaktadır. Ülkemizde ise bu konuda etkin bir
mücadele yöntemi kullanılmamakta, kulaktan dolma bilgi ve yöntemlerle soruna
çözümler aranmaya çalışılmaktadır. ABD’de bu zararlının yılda 5 milyon dolar
ekonomik kayıp verdiği dikkate alındığında ülkemizde de büyük mum güvesine
karşı mücadelenin etkin bir şekilde yürütülmesi gerektiğinin de önemi ortaya
çıkmaktadır. Çünkü ülkemiz koşullarında yapılan arıcılık uygulamalarının ilkel
düzeyde olması nedeniyle zararlıdan korunma yolları da bu duruma orantılı bir
şekilde yapılmaktadır.
Büyük mum güvesi
ile mücadele yöntemlerinin bir kısmının teknik alt yapı yetersizliği, bir
kısmının uygulama zorluğunun bulunması nedeniyle arıcılarımız daha pratik ve
kolay, fakat insan sağlığı açısından risk taşıyan uygulamalara
yönelmektedirler. Bu nedenden dolayı arıcılığı ileri gitmiş olan ülkelerdeki
uygulamaların dikkate alınması ve uygulamada bunlardan yararlanılması
kaçınılmaz olmaktadır. Özellikle dışsatıma sunulan balların ülkemizde geri
dönmesi ile ortaya çıkan baldaki kalıntı sorununun önemli bir kısmı depolanan
peteklerde kullanılan çeşitli maddelerden kaynaklanmaktadır. Bu sorunun
aşılması ve tüketicilerin daha sağlıklı bal tüketmelerine olanak tanımak,
ekonomik kayıpları en aza indirmek için sağlıklı ve çağdaş mücadele
yöntemlerinin ülkemiz arıcıları tarafından kullanılmasının sağlanması
gerekmektedir. Sorunun çözümüne bir adım olması amacıyla büyük mum güvesine
karşı kullanılan mücadele yöntemlerini tanıtma amacıyla bu makale kaleme
alınmıştır.
2. Büyük Mum Güvesinin Biyolojisi
Büyük mum güvesi
Insecta sınıfına, Lepidoptera takımına, Pyralidae familyasına ait bir böcektir.
Dünya üzerindeki coğrafik dağılımı bal arısına uygun bir yapı göstermekte,
ancak dağılımı uzun süreli soğuklara bağlı olan iklim yapıları tarafından
sınırlanmaktadır. Bu nedenden denizden yüksek olan yerlerde zararı çok az veya
hiç olmamaktadır.
Ergin büyük mum
güvesinin ağız parçaları dumura uğradığından ve ergin dönemde
beslenmediklerinden dolayı herhangi bir zarar yapmamaktadırlar. Sadece
larvaları beslenmekte ve peteklere zarar vermektedirler. Ancak ergin büyük mum
güvesi ve larvası çeşitli arı hastalıklarını taşımakta olup dışkısı yüksek
miktarda Paenibacillus larvae
içermektedir (Charriere ve Imdorf, 1999).
Büyük mum güvesi
birbiri ardı sıra gelen, yumurta, larva, pupa ve ergin olmak üzere 4 evrede
yaşam döngüsünü tamamlamaktadır. Bu yaşam döngüsü sadece sıcaklık çok düşük
olduğu veya besin yetersizliği olduğu durumda yarıda kesilmektedir. Bu nedenden dolayı mum güvesinin yaşam
döngüsü sıcaklık ve besine bağlı olarak 6 haftadan 6 aya kadar
değişebilmektedir.
Normal olarak
dişiler yumurtalarını bal arılarının ulaşamayacağı ve bozamayacağı yarık ve
deliklere yumurtlarlar. Yumurtalar pembemsi krem veya beyazımtrak renkte olup buyu
eninden biraz uzun ve yaklaşık 0.5 mm'den biraz küçüktür. Normal koşullarda (24-260C) bu yumurtalardan 5-8 gün içerisinde larvalar
çıkar. Çıkış süresi 10-150C’de
34 güne kadar uzar. 46.10C
’de 70 dakikada, 00C’de ise 270
dakikada yumurtaların %100’ü ölür. Yeni çıkan larva ipeksi yapıdan oluşan bir
tünel içerisinde peteğin taban kısmına doğru ilerlemeye başlar. Sıcaklık ve
besin varlığına bağlı olarak 1-5 ay arasında beslenir ve büyür. Bu dönem
sonunda larvanın boyu yaklaşık 1 mm’den 22 mm’ye kadar büyür. Uygun koşullar
oluştuğu durumlarda ilk 10 gün içerisinde larvanın ağırlığı her gün iki katı
artar. Larvalar özellikle polen yanında arı larvası gömlekleri ve dışkı ile
beslenir. Bu arada balmumu da yerler. Ancak sadece balmumu ile beslenen
larvalar gelişmelerini tamamlayamazlar. Koyu ve eski petekler pek çok arı larva
kalıntısı içerdiğinden dolayı büyük mum güvesi zararı açısından oldukça
risklidirler. Larvanın gelişmesi için en uygun sıcaklık 30-350C olup, 4-50C arasında beslenme ve gelişme olmaz larva uyuşuk
uyku halinde kalır.
Larval evrenin
sonunda larvanın ördüğü yapı çok dayanıklı bir yapı halini alır. Gömlek içinde
larva pupaya, daha sonra da ergin güveye doğru değişime başlar. Bu değişim
süreci 1-9 haftada sona erer.
Ergin güvenin
büyüklüğü ve rengi çok değişken bir yapıda olup bu durum larval evredeki
besinin yapısı ve çeşitli gelişim devrelerindeki süreye bağlı olarak
değişmektedir. Dişi güveler erkek güvelerden daha geniş yapılıdırlar. Mum
güveleri genellikle geceleri uçarlar. Gündüz saatlerinde karanlık yerlerde
dinlenirler. Dişi güveler gömlekten çıkıştan 4-10 gün içerisinde yumurtlamaya
başlarlar. Dişiler akşam karanlığında yumurtlamak amacıyla arı kovanlarına
girmeye çalışırlar. Koloni kuvvetli ise büyük mum güveleri bal arıları
tarafından uzaklaştırılır. Bu durumda yumurtalarını dışarıda bulunan odun
çatlakları arasına bırakırlar.
3. Büyük Mum Güvesine Karşı Mücadele Yöntemleri
Peteklere büyük oranda
zarar veren büyük mum güvesine karşı çeşitli ülkelerde farklı yöntemler
denenmekle birlikte ülkemizde yaygın olarak naftalin kullanılmaktadır. Ayrıca
pek çok ülkede biyolojik ve fiziksel yöntemlerin yanında; etilendibromit,
kükürtdioksit (SO2), etilenoksit (C2H4O),
karbondioksit (CO2), alüminyumfosfür, kalsiyumfosfit,
kalsiyumsiyanit, metilbromid gibi fümigant ilaçların kullanımı da
önerilmektedir. Çok pahalı bir işlem olmakla birlikte gama ışını uygulaması
sonucunda da mum güvesinin tüm evrelerini öldürecek düzeyde etkili mücadele
yapılabilmektedir.
3.1. Biyolojik Yöntemler
3.1.1. Bacillus thuringiensis Kullanımı
Büyük mum güvesine
karşı uygulanan biyolojik yöntemlerin başında biyolojik bir insektisit olan Bacillus thuringiensis gelmektedir. Bu
bakteri 1911 yılında keşfedilmiş ve bitki korumada birkaç yıl başarılı bir
şekilde kullanılmıştır. Büyük mum güvesine karşı etkili olan bu bakteri,
seleksiyon sonucu elde edilmiştir. Bacillus
thuringiensis bir toksin içermekte olup büyük mum güvesi larvası bakteri
sporunu aldığında toksin serbest hale geçerek larvanın sindirim sisteminin
duvarlarını bozmakta ve larva ölmektedir. Ergin mum güveleri beslenmediği için
bu bakteri etkili olmamaktadır. Ayrıca bu bakteri omurgalılara ve bal arılarına
herhangi bir zararlı etkide bulunmadığı gibi bal ve balmumunda kalıntı
bırakmamaktadır (Charriere ve Imdorf, 1999). Verma (1995) tarafından yapılan
bir çalışmada bu bakterinin uygulanması sonucunda var olan güvelerin %98.7
düzeyinde öldüğü saptanmıştır. Bacillus
thuringiensis’in 360 hattından büyük mum güvesine en etkili olanının
Serotype V hattı olduğu tespit edilmiştir.
Tüketiciye B401 adı altında sunulan bu preparat sprey
şeklinde uygulanmakta olup 1 kısım B401 ile 19 kısım suyun karışımı sonucunda
kullanıma hazır hale gelmektedir. Hazırlanan 200 ml karışım 10 adet peteğin her
bir yüzeyinin üzerine sprey şeklinde püskürtülerek kullanılır. Uygulama
depolama koşullarında yapılmaktadır.
3.1.2. Diğer Biyolojik Uygulamalar
Büyük mum güvesinin
paraziti olan Dibrachys cavus
kullanılarak yapılan bir çalışmada, mum güvesinin pupaları üzerinde yumurta
bırakan bu parazitoitin çok etkili olduğu saptanmıştır (Gounari ve
Thrasyvoulou, 1995). Ancak bu parazitoitin yaygın bir şekilde kullanımı şu anda
mümkün olmamakla birlikte organik tarımın gelişmesi ile birlikte kullanımı
yaygınlaşabilecektir.
Büyük mum güvesine
karşı kullanılan kimyasallara alternatif olarak doğayla dost olan yeni
araştırma çalışmaları yürütülmekte olup bunların başında dişi güveleri çok
uzaklardan dahi kendine çeken feromon tuzakları ile kendi yumurtalarını büyük mum güvesi yumurtalarının içerisine
yumurtlayan Trichogramma yaban
arıları gelmektedir. Bunlardan Ventunia
canescens (Gravenhorst)ile ilgili çalışmalar hızla ilerlemekle birlikte
henüz ticari anlamda yaygın kullanımı gerçekleştirilmemiştir (Clay, 2001).
3.2. Fiziksel Yöntemler
Büyük mum güvesinin depolanmış petekler üzerinde ki gelişmesi
sıcaklığa bağlı olduğundan bu zararlının kontrolünde sıcaklık ve soğuktan da
yararlanılmaktadır. Fiziksel yöntemlerin başında bal mumu petekleri 150C’nin
altında korumak gelmektedir. Ancak –150C 2 saat veya –120C 3 saat veya –70C 4.5 saat tutmak
mum güvelerine karşı etkili olmaktadır.
Isı uygulaması yapıldığı takdirde hava sirkülasyonu iyi olan
koşullarda 460C 80 dakika veya 490C 40 dakika uygulama
yapmak yeterlidir. Ancak bu durumda peteklerin erimemesine dikkat edilmelidir
(Chariere ve Imdorf, 1999).
Peteklerin depolanma sırasında büyük mum güvesinden gördüğü
zarardan korunmada en güvenilir yöntem ise peteklerin eritilerek balmumu
kalıpları şekline getirilmesi ve soğuk ortamda saklanması olduğu
unutulmamalıdır (Krell, 1996).
3.3. Kimyasal Yöntemler
Büyük mum güvesi ile
mücadelede en çok kullanılan yöntemlerin başında kimyasal uygulamalar
gelmektedir. Güveye karşı etki düzeyleri farklı olmakla birlikte bazı
kimyasalların bal ve balmumunda kalıntı bırakmaları nedeniyle kullanımlarında
sakıncalar oluşmaktadır.
3.3.1. Kükürt Kullanımı
Bu yöntemde kükürt
çubuklarının yakılması suretiyle elde edilen SO2 gazı
kullanılmaktadır. Bu yöntem hala en etkili yöntemlerdendir. SO2
oldukça yüksek uçucu özellikle olup yağda erimediği için arılara, bal ve
balmumuna önemsiz etkide bulunmaktadır. Yumurtalara etkisiz olduğu için
kolonilerden alınan petekler 1-2 hafta bekletildikten sonra uygulama
yapılmalıdır. Uygulamalardan sağlıklı sonuç alınabilmesi için birinci
uygulamadan 2 hafta sonra ikinci bir uygulama yapılmalıdır (Charriere ve
Imdorf, (1999). 1m3 hacim için, 50 g toz kükürt yakılarak mum güvesi
ile bulaşık 60 adet peteğin fümige edilebileceği belirtilmektedir (Tutkun ve
İnci, 1992).
Şekerden ve ark (2000),
arısız kovanda 10, 7.5, 5 ve 2.5 g/0.1m3 aktif toz kükürt dozları
yakarak G. mellonella’nın larva ve
pupaları üzerinde SO2 gazının etkisini araştırdıkları çalışmada etki
oranlarını sırasıyla %100, %56, %38 ve %0 olarak bulmuşlardır. %100 etki alınan
1. gruptaki ballarda SO2 kalıntısı 3.2 mg/kg, balmumunda 101.7 mg/kg
olmuş ve baldaki kalıntının Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliğine göre eser miktarda
olduğunu saptamışlardır.
3.3.2. Asetik
Asit Kullanımı
Asetik asit anında buharlaşan ve mum güvesinin
yumurta ve güvelerini anında öldüren bir maddedir. Ancak gömlek içerisinde
bulunan larva çok dayanıklı olduğundan uzun süreli buhar oluşturacak şekilde
uygulama yapılmalıdır. Bunun için petekler koloniden çıkarıldıktan hemen sonra
yumurtalar larvaya dönüşmeden önce uygulama yapılmalıdır. Asetik asit havadan
ağır olduğu için uygulaması yukarıdan yapılmalıdır. Uygulama esnasında nefes
alınmamasına dikkat edilmelidir. Her 100
litre hacme %60-80’lik 200 ml formik asit kullanılmalıdır. Uygulama 2 hafta
aralıkla 1-2 kere tekrarlanmalıdır. Metal aksama zarar verdiği gerçeği de
uygulama esnasında dikkate alınmalıdır (Chariere ve Imdorf, 1999).
3.3.3. Formik Asit Kullanımı
Avrupa’da profesyonel
arıcıların başarılı bir şekilde kullandıkları yöntemdir. Asetik asit gibi
etkide bulunmaktadır. Herhangi bir kalıntı problemi olmadığı için rahatlıkla
kullanılabilir. Güvenin tüm evrelerinde öldürücü etkisi bulunmaktadır. Uygulama
yukarıdan yapılmalı ve uygulama esnasında nefes alınmamalıdır. Her 100 litre
hacme %85’lik 80 ml formik asit uygulaması yapılmalıdır. 2 hafta aralıklarla
1-2 uygulama yapılmalıdır (Chariere ve Imdorf, 1999).
3.3.4. Etilen
Dibromid Kullanımı
Ağır berrak, saf bir sıvıdır. Patlamaz, yanmaz ve
kolay saklanır. Havaya maruz bırakılınca ağır renksiz bir gaz meydana getirir.
Hafif bir kokusu vardır. Gaz haline oldukça yavaş geçer ve yayılır. Yumurtalar
dahil tüm gelişme dönemindeki büyük mum güvelerini öldürmektedir. Varsa özel
bir kapalı alan, yoksa açık havada bir sundurma altında veya çalışma yerlerinin
dışında, insanlardan uzak iyi havalandırılan odalarda da uygulama yapılabilir.
Fazla peteklerin bulunduğu ballıklar üst üste istif edilir. İstifin dibinden
veya kenarlarından gaz sızmamasına özen
gösterilmelidir. Bir istife 8 tam veya 16 yarım ballıktan fazla
yerleştirilmemelidir.
En üst ballığın çıtalarının üzerine kurutma kağıdı,
bez veya çuval gibi emici maddeler yerleştirilir. Bir yemek kaşığı EDB, emici
malzeme üzerine düzgünce dökülerek emdirilir. Kovan kapağı hemen kapatılır.
Eğer sıcaklık 150C‘nin altında veya ballıklar sıkıca istif edilmemiş
ise her 8'lik istife 2 yemek kaşığı EDB kullanılır.
EDB ile fumigasyon işlemine en az 24 saat devam
edilmelidir. Çünkü gaz yavaş etki etmekte ve özellikle 150C‘nin
altındaki sıcaklıklarda etkisi çok yavaş olmaktadır.
3.3.5. Tuz Kullanımı
Büyük mum güvesine karşı
mücadelede tuz kullanımı, üst üste konulan ve boş peteklerle doldurulan
ballıklar arasına konulan gazete kağıdı üzerine 50 g tuz yayılarak, daha sonra
peteklerin yan yüzlerinin her bir tarafına
10 g tuz gelecek şekilde elle serpme yapılarak uygulanmaktadır. Bu
konuda Kumova ve Korkmaz (2002) tarafından Akdeniz koşullarında yürütülen
çalışmada balmumu peteklerinin Galleria
mellonella’ya karşı korunmasında kullanımı basit ve elde edilmesi kolay
olan sofra tuzu ve naftalin uygulamalarının etkileri araştırılmıştır. Sonuçta
peteklerin güveye karşı korunmasında tuz uygulamasının, kontrol grubu ile
karşılaştırıldığında büyük mum güvesine karşı etkili olduğu saptanmıştır.
Peteklerin korunmasında tuz kullanımının kolaylığı, giderinin düşük olması ve petek
üzerinde herhangi bir zararlı kalıntı bırakmaması açısından arı yetiştiricileri
tarafından güvenlikle uygulanabilecek savaşım yöntemi olarak öne çıkmaktadır.
3.3.6.
Karbondioksit Kullanımı
Balmumu peteklere
%50 oransal nemde, 4 saat %98'lik
CO2 uygulaması, büyük mum güvesinin tüm yaşam evrelerinin
öldürülmesinde etkili olmaktadır. (Morse ve Nowogrodzki, 1990).
3.3.7.
Naftalin Kullanımı
Naftalin
çeşitli ülkelerde mum güvesine karşı yaygın olarak kullanılmasına rağmen
peteklerde fumigant olarak kullanıldığında bal ve balmumu tarafından emilerek
tutulabilmekte, kalıntı etkisinden dolayı da kullanımı önerilmemektedir.
Naftalin
yüksek düzeyde uçucu olup balmumu ve yağda kolaylıkla çözülebilir özellikte bir
maddedir. Balmumu bu maddeyi bünyesine alır ve daha sonra balın içerisine
geçirir. Büyük mum güvesi ve varroa mücadelesinde yaygın olarak kullanılan
naftalin, insan sağlığı için çok tehlikeli olup kanserojen bir maddedir. Naftalinli petekler 1-2 gün havalandırıldıktan
sonra kolonilere verildiğinde arılar için her hangi bir tehlike bulunmamakla
birlikte balmumunda varlığını devam ettirmekte olduğundan dolayı balda kalıntı
yapabilmektedir. Petekler eritildiği durumda dahi kalıntı devam etmektedir.
Ülkemizde yürürlüğe giren Bal Kodeksinde, üretilen balmumu ve ballarda naftalin
kalıntısı bulunmaması gerektiği özellikle vurgulanmaktadır.
4. Sonuç
Arıcılıkta
önemli bir sorun olarak ortaya çıkan ve büyük ekonomik kayıplara yol açan
balmumu güvesine karşı etkin bir mücadele geliştirilmesi kaçınılmaz olmaktadır.
Özellikle mevsimi bal mumu güvesinin biyolojisi açısından oldukça uygun olan
Akdeniz ve Ege bölgelerinde önlemlerin alınması arıcılık için önem arz
etmektedir. Ancak kullanılacak yöntemlerin balda ve balmumunda kalıntı
bırakmaması ve sağlıklı ürünlerin pazara sunulması açısından belirleyici olduğu
da ortadadır. Bu nedenden dolayı arıcıların balda kalıntı bırakan naftalin gibi
uygulamalardan kaçınarak ekonomik koşulları ile olanaklarının elverdiği ölçüde
doğal ve sağlıklı olan yöntemleri kullanması gerekmektedir. Bu açıdan biyolojik
yöntemler başta olmak üzere, kullanımı kolay olan tuz ve formik asit gibi
preparatların kullanımına yönelmesi balmumu güvesine karşı yapılan mücadelede
başarıyı da beraberinde getirecektir.
Kaynaklar
Charriere, J. D., Imdorf, A.,
1999. Protection of Honey Combs from Wax Moth Damage. American Bee Journal.
28:627-630.
Clay, H., 2001. Greater Wax Moth
in Canada. Hivelights. 14(4):1-2.
Gounari,S., Thrasyvoulou, A., 1995. Dibrachys cavus (Walker), a Parasite of
The Greater Wax Moth (Galleria mellonella
L.) and of Honeybees (Apis mellifera
L.). The XXXIVth International Apicultural Congress of Apimondia. Lausanne.
Krell, R., 1996. Value-added
products from beekeeping. FAO Agricultural Services Bulletin. No 124. Rome.
Kumova, U., Korkmaz, A., 2002.
Peteklerin Büyük Mum Güvesi (Galleria
mellonella L.)’ne Karşı Korunması Üzerine Bir Araştırma. Teknik Arıcılık
Dergisi. 77:19-23
Morse, R. A., Nowogrodzki, R. 1990. Honey
Bee Pests, Predators and Diseases. Comstock Publishing Associates a Division of
Cornell University Press. Ithaca and London.
Root, A. I., 1972. The ABC and
XYZ of Bee Culture. Root Company. Medina. Ohio. USA. 703 pp.
Şekerden, Y. Ç.,
Tutkun, E., Tutar, A., Yılmaz, B., 2000. Balmumu Güvesi (Galleria mellonella L. ) Mücadelesinde Kullanılan Kükürt Dioksit
(SO2)’in Farklı Dozlarının Kimyasal Etkisi Üzerine Araştırmalar.
Türkiye Arıcılık Kongresi. Abstract Kitabı.
Verma, S. K., 1995. Studies on The Control of Greater Wax
Moth, Galleria mellonella L. in Apis cerana F. Colonies with The
Biological Insecticide, Dipel. Indian Bee Journal. 57(3):121-123.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)